Yaşam ve Toplum Çalışması milli eğitim, kaymakamlıklar ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle mahalleler baz alınarak mahallelerimizde bulunan ihtiyaç sahibi insanlarımızı, yaşlılarımızı, burs ihtiyacı olan çocuklarımız ve gençlerimizi, istismara uğrayan kadınlarımız, çocuklarımız ve yaşlılarımızı kapsamaktadır. Toplumsal anlamda bu çerçevede çalışmakta iken, çevresel anlamında da çalışmalar yürütülecek olup bu paralelde her türlü çevresel sorun ihbarını değerlendireceğiz.

Çalışmalar ağırlıkta sivil toplum kuruluşlarının dinamikleriyle hareket bulacaktır. Bu noktada daha önce yaptığımız pilot çalışmada Sivil Toplum Kuruluşlarımızın desteklerini tam anlamıyla gördük. Ayrıca 20 yıldır bu işin içinde bulunmamız dolayısıyla da yeteri miktarda Sivil Toplum Kuruluşu bağlantınızın olması da bizim için ayrı bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır.

Anlaşılacağı üzere muhtarların kendi mahallelerinde belirledikleri sorunları bize aktarmaları ve bizim de STK’ları harekete geçirmemizle oluşturacağımız bir yardımlaşma ağı içerisinde bu çalışmayı başarılı bir şekilde götüreceğimize inanıyoruz. Bu tür çalışmaların yurt dışında da örnekleri bulunmaktadır. Ülkemizde de bir kısım belediyeler bu şekilde çalışmalar yürütmektedir fakat belediyeler bazında yürütülen çalışmaların muhtarlarla tam anlamıyla dirsek temasında yürütülememektedir çünkü siyasi bir organın muhtarlarla çalışması aynı siyasi görüşe sahip olmayan mahallelerdeki muhtarlarla belediyenin çoğu zaman çalışamaması anlamına gelebilmektedir.

Kendi adımıza çalışmanın objektivitesini muhafaza ederek her kişi, kurum ve kuruluşa eşit mesafede kalarak bir taraf olmaktan bertaraf bir şekilde çalışmamızı yürüteceğiz. Çünkü siyaset işin içine girdiği zaman toplumsal anlamda bir hizmetin tam anlamıyla oluşması ne yazık ki mümkün olamamaktadır.

Tüm bu yaptığınız çalışmalar Dergimizde yayınlanacak ve Derginin her sayısında temasta bulunduğumuz sivil toplum kuruluşlarının da bir sonraki ay yapacakları çalışmalar bulunacaktır bu noktadaki amacımız sivil toplum kuruluşlarının gönüllü sayılarını arttırmaktır. Ülkemizin yardımseverlik endeksinde geri durumda olmasının yegane sebebi ülkemiz insanının Sivil Toplum Kuruluşlarına katılımlarının çok çok az olmasıdır.

Sonuç olarak, orta ve uzun vadede duyarlı insanımız, sivil toplum örgütleri ve kuruluşların bir yardımlaşma ağı içerisinde çalışmalarını sağlamayı hedefliyoruz.

Toplumun sosyal hizmet çalışmalarına katılımcı olarak ülke kalkınmasına katkıda bulunmaları sağlama amaçlı seminer, sempozyum ve toplantılarınız da çalışmanın akabinde en kısa sürede başlayacaktır.

Unutmamalıyız ki kalkınma sadece ekonomik olarak olamaz, sosyal kalkınma olmadan ekonomik açıdan kalkınsanız da gelir dağılımında dengeyi yakalamanız imkansızdır. Bu noktada halkın siyasi amaç gütmeyen yardım kuruluşlarına katılması son derece önemlidir.

Hep belirttiğimiz gibi, “daha aydın bir yaşam ve toplum adına” ki bu aydınlık halkın çabalarıyla olur. Bir kaç kişinin çabasına mahkum olan halklarsa, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar her daim sömürülmeye mahkum olacaklardır.

Sağlıcakla kalın ve aydınlık yarınlara dair umudunuz eksik olmasın.
    Blogger Heabıyla Yorum
    Facebook Hesabıyla Yorum