Alzheimer Hastalığının Tedavisinde Son Gelişmeler! - Yaşam ve Toplum Haber

SON DAKİKA

Post Top Ad

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin

Alzheimer Hastalığının Tedavisinde Son Gelişmeler!

Alzheimer tedavisine yönelik çalışma sayısının son yıllarda ciddi artış gösterdiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Sevda Sarıkaya, "Alzheimer hastalığının nedeni kesin olarak bilinemediğinden dolayı tedavi çalışmaları sadece hipotezler üzerinden devam etmektedir" ded
Alzheimer hastalığı, yakın zamanda dünyayı tehdit edebilecek en önemli hastalıklardan birisi olarak görülüyor. Bu nedenle tedavisine yönelik çalışma sayısı son yıllarda ciddi artış göstermiştir.

Geçtiğimiz yıl ABD’de ilaç çalışmalarına ayrılan devlet bütçesinin önemli bir kısmının Alzheimer hastalığına ayrıldığını söyleyen Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sevda Sarıkaya, "Yapılan analizlerde 2002-2012 yılları arasında 244 molekül üzerinde çalışma yapıldığı, bunlardan sadece bir molekülün etkili bulunarak piyasaya sürülebildiği tespit edilmiştir. Bunun anlamı şudur; büyük bütçeler ayrılarak yapılan çalışmaların çok azı güzel sonuçlar vermiştir. Bu sonuçların bazıları umut vaat edicidir" dedi.

Yrd. Doç. Dr. Sarıkaya, Alzheimer hastalığının mevcut tedavisinin hastalığın gidişini yavaşlattığını fakat hastalığı durduramadığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Elimizdeki tedavilerde iki çeşit molekül kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi öğrenme enzimi olan asetilkolinin parçalanmasını önleyici, diğeri ise beyin hücre ölümünü engelleyici niteliktedir. Alzheimer hastalarının beyninde iki anormal protein birikimi söz konusudur. Bunlardan birisi amiloid plakları diğeri de tau yumaklarıdır. Bu iki anormal protein yeni tedavi çalışmaları için hedef konumundadır.

"ALZHEIMER AŞISI HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI"

Yeni tedavi çalışmaları son döneme kadar amiloid plakları üzerine yoğunlaşmıştı. 2000'li yılların başında yapılan bir aşı çalışmasının sonuçları, bu alanda bir hayal kırıklığı yarattı. Amiloid plaklarını temizleyen bir molekülle yapılan aşı çalışmasının sonucunda tatmin edici sonuçlar alınamadığı gibi bazı hastalarda beyin ve beyin zarı iltihabı gelişti. Aşı ile Alzheimere bağlı bulgularda anlamlı bir düzelme de görülmedi. Ama oldukça ilginç bir şey daha dikkat çekti. Bu da yapılan otopsilerde aşının amiloid plaklarını temizlediğinin görülmesiydi. Hastalar düzelmemişti fakat beyindeki amiloid plakları yok olmuştu. İşte hayal kırıklığı tam da buradaydı. Bilim insanları bu çalışmadan sonra şunu düşündüler; ‘‘Alzheimer hastalığının sebebi amiloid plaklarından başka bir şey olmalı ya da aynı anda birkaç faktör birlikte etki gösteriyor olabilir mi?''

Bunun üzerine son dönemde tau yumaklarına karşı tedavi çalışmaları da yapılmaya başlandı. Onun dışında Alzheimer hastalığının bağışıklık sistemi ile de ilgili olabileceği düşünülerek bağışıklık sistemi üzerine etkili bazı moleküllerle de çalışılmaya başlandı. Hatta iltihabi bulguları ortadan kaldırarak hastalığın iyileşebileceğinden yola çıkıp buna yönelik ilaç çalışmaları da düzenlenmektedir. Kan beyin bariyerini sağlamlaştırmakla ilgili çalışmalara ise çok yakın zamanda başlanmıştır."

Yrd. Doç. Dr. Sevda Sarıkaya

"YAKIN GELECEKTE KESİN TEDAVİ BULUNACAK"

Yrd. Doç. Dr. Sarıkaya, "Alzheimer hastalığı tedavisinde üzerinde çalışılan konular şöyle; Amiloid plaklarının oluşumunu engellemek, var olanı temizlemek, tau yumaklarının oluşumunu engellemek, var olanı temizlemek, iltihabi yanıtı ortadan kaldırmak, bağışıklık sistemi hastalığı gibi düşünülerek yapılan tedavi çalışmaları, kan-beyin bariyerini kuvvetlendirebilecek tedavi çalışmalarıdır" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bu mekanizmalar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, umut vaat eden birkaç molekül bulunmaktadır. Ancak piyasaya sürülebilmeleri için tüm aşamalardan geçer not alıp güvenilirliklerinin kanıtlanması gerekmektedir. Kısacası; Alzheimer hastalığının nedeni kesin olarak bilinemediğinden dolayı tedavi çalışmaları sadece hipotezler üzerinden devam etmektedir. Bilim insanları akıllarına gelebilecek her mekanizma üzerinde çalışmalar düzenlemeye devam ediyorlar. Sonuç olarak; ya neden saptanıp kesin tedavi çok daha kolay bir şekilde belirlenecek ya da hipotezler üzerinden yürütülen tedavi çalışmalarından birisi tesadüfi olarak sonuç verecektir. İkinci olasılık tıp dünyasında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Kişisel kanaatim yakın gelecekte kesin tedavinin bulunacağı yönündedir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin