Kâğıt, kalem ve gönül - Yaşam ve Toplum Haber

SON DAKİKA

Post Top Ad

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin

Kâğıt, kalem ve gönül

Dezavantajlı bir bölgede eğitimini sürdüren bir öğrenci, hayatında ilk kez mektup alıyor.
Heyecanla ve defalarca okuduğu mektubu defterinin arasında saklıyor. Ondan ilham alıyor, hayata karşı umutları o mektubun satırlarında yeşeriyor. Belki o da çizgisiz kağıda, altına koyduğu kağıdın çizgilerini takip ederek, en özenli el yazısıyla bir mektup yazıyor. Mektuplar çocuk ruhuna, geleceği için peşine düşeceği bir hayal veriyor.

Türkiye’nin dört bir yanından ‘Mektup Kardeşliği’ne katılan yüzlerce gönüllü, işte bu hayal için canla başla çalışıyor. Mektuplaşma kültürünü hatırlatmak için çabalayan oluşumun amacı, şehirler arası iletişim sağlayarak mesafeleri kaldırmak ve kültürler arası etkileşimi arttırmak. Mektup Kardeşliği, her mektup sahibini kardeşlik bilinciyle sorumluluk alarak, dezavantajları kaldırmak için çalışmaya davet ediyor. Oluşuma, dezavantajlı bir bölgede eğitimini sürdüren öğrencilerinin projeden faydalanmasını isteyen öğretmenler de katılabiliyor. Gönüllüler, proje yöneticilerinin belirlediği bölgelerdeki çocukların kişisel gelişimi ve maddi ihtiyaçları konusunda da destek sağlıyor. Mektup Kardeşliği’ni sosyal medya hesaplarından ve www.mektupkardesligi.org internet sitesinden inceleyebilir, internet üzerinden oluşuma dahil olabilirsiniz.

HAYAL DEĞİL HEDEF

Mektup Kardeşliği ekibi, “Projenin bir hayal değil hedef olduğunu bilerek, durmadan, yorulmadan çalışıyoruz, çalışacağız. Mektuplaşma kültürünü salt bir kültür olarak görmeyip, bir paylaşım ruhu olarak hissediyoruz” derken, katılımcılardan Yağmur Yılmaz, “İlk hissettiğim kocaman bir mutluluktu. Sonra ellerim titreyerek açtım mektubumu. Okurken mutlulukla doldu gözlerim. Yeni bir kardeşim daha oldu diye. Ve bir defa daha anlamış oldum ki bir çocuğu, bir insanı mutlu etmek için büyük şeylere ihtiyaç yok” satırlarıyla anlatıyor duygularını. Elanur Sertkaya ise, “Bu hayatta özendiğim tek şey olan kardeşlik duygusunu bu proje ile tatmış oldum. Mektup Kardeşliği, hayatıma sihirli dokunuşuyla paha biçilemez bir iz bıraktı” diyor.

İlkokuldayken bir yetişkinin sizinle ilgilendiğini, size mektup yazdığını, kendi hikayesini anlattığını, daha önce hiç duymadığınız bir meslekten yahut kentten söz ettiğini, ilham ve umut verdiğini düşünün. Neler hissederdiniz? Projeye katılarak çocukların yaşamında sağlayabileceğiniz değişim için bir kâğıt, kalem ve gönülden fazlası gerekmiyor.

Hürriyet-Nur Hande Başpınar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin