Dünyayı değiştiren şirketler... - Yaşam ve Toplum Haber

SON DAKİKA

Post Top Ad

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin

Dünyayı değiştiren şirketler...

Şirketler bir dizi sosyal sorunu çözmek için kar modelinden yararlanıyor. İşte Fortune'un bu şirketleri kapsayan ve 3.kez yayınlanan yıllık sıralaması.

1. JP MORGAN CHASE

EKONOMİ TÖKEZLEDİĞİNDE banka kârlarında artış olmaz. JP Morgan Chase CEO’su Jamie Dimon ve meslektaşları ABD’nin, imalattaki iş kaybıyla boğuşan şehirlerin sorunlarına el atmadığı sürece ülkenin GSYİH’sindeki büyümenin eski gücüne kavuşamayacağının bilincindeler. İşte, Amerika’nın en büyük bankası küçük işletmelerin geliştirilmesi, iş beceri eğitimi, civar yerlerin yeniden canlandırılması ve tüm bu yatırımların verimli olmasına destek sunması için bir grup danışmandan meydana gelen bir “hizmet birliği” oluşturdu. Bu yöndeki çabalar 2014 yılından beri Detroit’te bin 700 kadar istihdam ve 100’ü aşkın yeni iş sahasının açılmasını sağladı; banka bu sonbaharda modeli sayısız kente yaygınlaştıracak. Sonuçta da, daha sağlıklı kentlerin daha sağlıklı işleri tetiklediği, başka bir deyişle, bankacılık sektörü için ideal bir ortamın yaratıldığı bir döngü oluşacak.

2. DSM

BU YIL, kitlesel ölümlere yol açan açlık Afrika ve Ortadoğu’da 20 milyon insanın yaşamını tehdit ederken, DSM bu sorunla mücadelede ön saflarda yer alıyor: Dünya Gıda Programı’nın geliştirmesine katkıda bulunduğu takviye edilmiş besin ürünleri her yıl yaklaşık 31 milyon kişiye ulaşıyor. Şirket ayrıca yerel ekonomilere de destek vererek açlıkla mücadelede ellerini güçlendiriyor. DSM’nin Ruanda hükümeti ve kalkınma ajanslarıyla ortak girişimi olan African Improved Foods, 7 bin 500 yerel küçük çiftlik sahibinden tedarik edilen mısır ve soya fasulyesini işleyen Doğu Afrikalıların işlettiği bir tesiste takviye edilmiş tahıllar üretiyor.

3. APPLE

DOLAŞIMDAKİ KABACA bir milyar akıllı telefonu, bilgisayarı ve diğer cihazlarıyla, Apple diğer teknoloji şirketlerinden çok daha büyük bir ayak izine sahip. Fortune editörü Adam Lashinsky Apple CEO’su Tim Cook’la yaptığı söyleşide, Cook bu ürünlerin yapım sürecinden (Apple tesislerinde büyük ölçüde yenilenebilir enerji kullanıyor) tıbbi araştırmalarda kullanılacak bir araç olarak potansiyeline ve Apple’ın “aplikasyon ekonomisi”yle yarattığına inandığı ABD’deki 2 milyon istihdama varıncaya kadar şirketin doğası gereği, iyilik yapan bir güç olduğunu vurguluyor. Başka bir deyişle, bu 815 milyar dolarlık teknoloji devinin değeri piyasa değerinin çok ötesine uzanıyor.

4. NOVARTIS

İSVİÇRELİ ECZACILIK devi Novartis son yıllarda hakkında en çok konuşulan deneysel kanser tedavilerinden birini içeren ilaç payplaynıyla gündeme geldi; Kymriah adı verilen söz konusu tedavi vücudun bağışıklık hücrelerini yeniden şekillendirerek agresif kan kanseri öldürücülerine dönüştürüyor. Kymriah FDA onayı alıp dönüm noktası yarattığında, kendi sınıfındaki ilk ilaç oldu.

İnovasyon çok çeşitli şekillerde geliyor ve şirket de, ilaçların hak ettikleri değerden fiyatlanmaları gerektiği felsefesine bağlı kalarak, aynı yaratıcılığı kendi fiyatlama yapısına da uygulama yönünde bir eğilim sergiliyor. Şirketin gelişmekte olan ülkelerde insanlara erişim olanağı sunan girişimleri bu düşünce yapısının bir yönünü yansıtıyor: Novartis yoksul ülkelerde ölümcül kronik hastalıkların tedavisi için hükümetlere ve kamu sektöründeki müşterilere tedavi başına aylık 1 dolarlık bir fiyat öneriyor; ayrıca Hindistan, Kenya ve Vietnam gibi yerlerde de eğitim ve tarama programları ortaya koyuyor.

Novartis aynı zamanda eczacılık endüstrisi ve hükümetlerin ilaç fiyatlama ve geliştirmeye yaklaşımını da değiştirmeye soyundu. Sandoz birimi “biyobenzer” ilaç -dünyanın en pahalı tedavilerinden bazılarının daha ucuz jenerik eşdeğerini sunan tedavi-için onay alan ilk kuruluş oldu. Novartis’in başka ülkelerde de pazarlanan daha pek çok biyobenzeri (ayrıca patent tartışmaları nedeniyle henüz ABD’ye ulaşmayan Amgen’in çok satan tedavisi Enbrel’in FDA tarafından onaylanan kopyası) ve klinik geliştirmede geç evrede olan üç çalışması daha var.

Kısa süre önce, gelecek yıl işten ayrılabileceğini bildiren CEO Joe Jimenez aynı zamanda küresel bir “değer bazlı fiyatlama” projesinin eş başkanı. Proje, hastalardan elde edilen sonuçlara dayanarak sağlık harcamalarının nasıl en iyi şekilde düzenleneceğini tahmin etmeyi amaçlıyor. Novartis için bu yalnızca teorik bir konsept değil. Kymriah söz konusu olduğunda, hastaların bir ay içinde tedaviye cevap vermesi koşuluyla şirkete geri ödeme yapılacak.

5. LEAPFROG INVESTMENTS

2008 yılında, bu girişim sermayesi kuruluşu Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan piyasalara odaklanan 135 milyon dolarlık bir sosyal etki yaratma fonu oluşturdu. Halen şirketin 17 portföy kuruluşu, kendi ülkelerinde mali ve sağlık hizmetlere erişimde zorlanan 111 milyon kişiye ulaşıyor-bunların yüzde 80’inden fazlası düşük gelir grubunda. LeapFrog’un yıldızları arasında şunlar var: HIV pozitif kişilere yaşam sigortası vermeyi kabul eden ilk şirket olan Güney Afrikalı AllLife ve Gana’daki en büyük bağımsız emeklilik fonu olan Petra.

6. ANT FINANCIAL

Kalori alımınızı izlemeye yönelik uygulamalar var; peki ya karbon ayak izi için benzer bir yöntem söz konusu olamaz mı? Ant Financial’a bağlı Ant Forest uygulaması, iklim değişikliğiyle mücadele için finansal teknolojiyi kullanma vaadinde bulunan ana şirket Alibaba Grubu’nun da işbirliğiyle Çin’de yalnızca bunu yapmak için 450 milyon kişiyi çekmeyi başardı. Kullanıcılar sanal ağaç ekmek suretiyle puan kazanırken, çevre dostu alışkanlıklar da ediniyorlar. Şirket her 17,9 kg’lık karbon tasarrufuna karşılık gerçek bir ağaç dikiyor: 2017 yılında 8 milyonu aşkın ağaç dikilmiş olacak. Bu düzenleme müşterilerin Ant’ın yaygın olarak kullanılan uygulamasına sadık kalmasını sağlıyor.

7. WALMART

WALMART binlerce tedarikçisini aşamalı olarak tartışmalı kimyasalların kullanımından vazgeçirmeye teşvik etmek için devasa gücünü kullanıyor; bu kimyasallar arasında yaklaşık 9 bin ev eşyasında ahşap reçine bazlı ürünlerde kullanılan formaldehit gibi maddeler var. Walmart’ın attığı bu adım Target gibi rakiplere de benzer adımlar atma konusunda ilham kaynağı oldu. Walmart, tedarikçilerinin şimdiye kadar sattıkları tüm ürünlerden öncelikli tüm kimyasalları çıkardıklarını söylüyor.

Değişiklikler Walmart’ın uzun vadeli sürdürülebilirlik kampanyasının mantıklı bir uzantısı. Sonuç itibariyle, perakendeci atık olarak değerlendirilebilecek maddelerin yüzde 82’sinin çöp sahalarına gönderilmemesini başardı; bu oran daha birkaç yıl öncesine kadar yüzde 64’tü. Bu arada, doğaya yönelik duyarlılığın işteki başarıyla uyumlu olmadığı da söylenemez: Bu girişimler perakendecinin üç yıl üst üste ABD’deki satışlarını büyütmesini engellemedi. Bu gezegene duyarlılık, Walmart’ın özellikle de çevreye odaklı milenyumlar arasında müşteri tabanını genişletmeye çalıştığı bir süreçte kuşkusuz ciddi bir katkıda bulunacaktır.

8. TOYOTA

TESLA elektrikli motorları daha cool bir hale getirmiş olabilir ama onları her yerde hazır kılan Toyota. Toyota’nın Prius sedanları yalnızca tüm dünyada en çok satan hibrid araç olmayıp aynı zamanda bir zamanlar şüpheyle bakılan çevre dostu bir teknolojiyi de “normalleştirdi”. Toyota halen tüm dünyada 10 milyonu aşkın hibrid sattı.

Şimdi ise otomobil üreticisi, Mirai adlı sıfır emisyonlu arabayı ilk kez geniş ölçekli üreterek, yine sınırları zorluyor. ABD’de yalnızca 39 hidrojen şarj istasyonu var. Ancak Toyota Mirai için altyapının geliştirilmesine de hız veriyor; bu yöndeki çabaların da genel olarak yakıt pili teknolojisini teşvik etmek suretiyle olumlu bir etkide bulunacağı aşikâr. Toyota, teknolojiyi başka amaçlarla geliştirmek amacıyla çalışan araştırmacılara 2020 yılına kadar patentlerini ücretsiz kullanım hakkı sunuyor. Şimdiye kadar dünyada bu arabalardan 2 bin adet attı ve sayı da hızla artıyor.

Bir sonraki adım ise şu: Toyota elektrikli otomobillerin menzil ve güvenliğinde köklü bir değişiklik yaratabilecek bir tür “kutsal kase” olan katı halde piller geliştiriyor. Toyota teknolojisini 2020’lerin başlarında ticarileştirmeyi planlıyor. Fosil yakıtlar hiç bu kadar arkaik gözükmemişti.

9. JOHNSON & JOHNSON

ÖZELLİKLE düzenli internet ve sağlık hizmetlerine erişimin lüks olduğu bir yerde yaşıyorsanız, düşük teknolojili akıllı telefonlar lüks olabiliyor.

İşte bu nedenle, küresel dev Johnson & Johnson kâr amacı gütmeyen grup ARRMAN ve J&J’nin anne baba destek birimi BabyCenter, Hindistan’da “mMitra” programını lanse ettiler. Kabaca “mobil arkadaş” olarak çevrilecek mMitra Hindistan’daki hamile kadınlara ve yeni annelere çocuk yetiştirmeyle ilgili güncellemeler ve yararlı bilgiler sunan sesli mesajlar gönderen bedava bir hizmet. Bunlar koruyucu sağlık, uygun beslenme ve erken çocukluk dönemindeki diğer sağlık konularıyla ilgili veriler içeriyor (bütün bu bilgiler yerel diller ve diyalektlerde aktarılıyor).

Ülkede düşük gelir grubundaki ailelerin bile aralarında paylaştıkları en az bir mobil cihaza sahip oldukları göz önüne alındığında bu hizmetin özellikle yararlı olduğu aşikâr. J&J’ye göre, 2014 yılındaki lansmanından beri projeye 700 bini aşkın Hintli kadın katıldı. Hindistan’ın en yoksulları aynı zamanda şirketten başka şekillerde de yardım alıyorlar: İlaca dirençli tüberkülozu tedavi eden Sirturo adlı ilacı ülkede yaygın bir şekilde kullanımda.

10. YARA

NORVEÇLİ gübre üreticisi Tanzanya’da yeşil bir devrimin tohumlarını ektiği için övgüyü hak ediyor. Şirket SAGCOT’un ortaya konulmasında önemli bir rol oynadı. SAGCOT, 300 bin kilometrekarelik-yaklaşık İtalya kadar-verimli ancak işlenmemiş toprağı canlandırmayı ve böylece geçimi buraya bağlı olan küçük ölçekli çiftçilerin gelirini artırmayı hedefleyen iddialı bir özel-kamu girişimi. Yara yeni pazara her ne kadar gübre satarak girdiyse de aynı zamanda ziraatla ilgili eğitim de veriyor; bu eğitimlere katılanlar verimin çoğu kez on kat arttığına tanık oldular. Tanzanya’nın en büyük kenti olan Dar Es Salaam’daki terminalde 20 milyon dolarlık bir gübre terminali de kuran şirket, onlarla büyüyor; halen ülkede pazarın yaklaşık yüzde 50’sine hakim durumda.

KAYNAK: FORTUNE

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Paylaşın Başkaları Da Bilgilensin