Sigarayla Savaş Derneği - Dr. Mustafa Aydın Röportajı

Sigara her yıl binlerce insanımızın canına mâl olmaktadır. Bu nedenden dolayı dergimizde sigara konusuna sıklıkla yer vereceğiz. Aslına sigara kullananların bu ve benzeri röportaj ve makalelerden kaçtıklarını da gayet iyi bilmekteyiz fakat sigara illeti ile toplumsal anlamda mücadele edeceksek bu konuda kamuoyu oluşturmak bizim görevimiz diye düşünüyoruz.
Kişileri sigara içmeye iten mefhumlar size göre nelerdir?
Sigaraya özenilerek ve yanlış inanışlara kapılarak başlanır. Bu noktada tabi ki yanlış arkadaş ve çevre tercihleri de sigaraya başlamada etken faktörlerdendir. Kişi yanlış ortamın dayattığı yaşam şeklini benimseyerek sigarayla tanışır ve bir süre sonra da paket taşımaya başlar yani bağımlığa ilk adımlarını atar.
Bağımlı olduktan sonra, nikotinin beyinde salgılattığı mutluluk hormonu endorfin salgısı bu ölümcül alışkanlığı pekiştirerek tetikler. Ne yazık ki bu duruma düşen tiryaki mutluluğunun tüm anahtarlarını nikotine bağlamaya başlar ve bundan sonra artık bir şekilde geri dönülemez bir süreç işler.
Kişi genelde bu sürecin farkında olmaz ya da farkına olsa dahi nikotinin yarattığı suni hazzı bırakmak istemez.
Ülkemizde sigaraya başlama yaşı kaçtır ve çocuk yaşta sigaraya başlama nedenlerini hangi etkenlere bağlıyorsunuz?
Ülkemizde çocuklarda sigaraya başlama yaşı uzun yıllardır çok düşmüş durumda. Çok nadir oranda (%1 gibi) 7-11 yaş arası sigaraya başlayanlar varsa da 11 yaşından sonra oranda yükselme başlamaktadır. Yani, ne yazık ki, sigaraya başlayanların %40 civarı 15 yaşından önce başlamış oluyor. Buna karşılık sigara içilmesine tepki veren bilinçli çocuk ve gençlerin sayısı da her gün artmaktadır.
Tüm tiryakilere bakıldığında %90’ı yirmi yaşından önce bağımlı oluyor. Yani 20 yaşından sonra sigaraya başlayanların oranı sadece % 10.
Çocuk yaşata sigaraya başlama konusunda en etken faktör tabi ki anne-baba ve yakın çevredir. Bu noktada çocuğun rol model aldığı kişilerin özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir.
Çocukların bulunduğu ortamlarda sigara içilmemesinin gerekliliği son derece açık bir gerçektir. Fakat bununla bitlikte sigarayı elinde saklayarak ya da farklı saklama yöntemleriyle çocukların yanında ya da yakınlarında sigara içen yetişkinleri görmekteyiz. Sigaranın kokusu dahi çocuğun bilinçaltında yer ederek ileride bu merete başlama sebebi olabilir.
Ebeveynler çocuklarına bu kötülüğü yapmamalıdırlar. Dahası, sigarayla savaşı aile ortamına başaramazsak toplumsal anlamda başarı sağlama olasılığımız oldukça düşecektir.
Sigarayla savaş konusunda önerdiğiniz pratik uygulamalar var mıdır, tavsiyeleriniz nelerdir?
Derneğimiz için “Sigarayla Savaş” kavramı, sigaranın kendisi iledir. Onun arkasındaki üreticisi olan desteklerledir. Bizim savaşımız asla tiryakilere karşı değildir. Eğer bu sorunun bir tiryakinin bu bağımlılıktan kurtulması anlamında bir cevap vermek gerekirse, şunu söyleyebiliriz:
Tiryakinin sigaradan kurtulması için önce bunu kendisinin istemesi gerekiyor. Fakat sadece bununla da kalmayıp kararlı bir seçim yapması gerekiyor ve bu seçimi, sadece tiryakinin kendisi yapabilir. Kısacası sigarayı bırakmak için sadece tiryakinin kendisinin vereceği bir karara ihtiyacı vardır. Bu konuda tüm sorumluluk ona aittir.
Bizler bu konuda, onu teşvik edecek bilinçlendirme gibi birkaç destek vermenin dışında fazla bir şey yapamayız. Sigarayı bırakma kararı verirken çok fazla tereddütler yaşamak, başarıya gidecek yolu engeller. Sigarasız bir hayat, hapisten çıkıp özgürlüğe kavuşmaktır. Bu mahkûmiyetin süresini tiryakinin kendisi belirliyor. Tiryakinin bu kararı, aynı zamanda esaret ile özgürlüğü seçmek arasında olacaktır.
Diliyoruz ki tiryakiler özgürlüğü seçerler ve onu doya doya yaşarlar. Belki ilk günler hapisten çıkmakta bocalayan eski mahkûmlar gibi olabilirler. Fakat buna aldırış etmemeli ve özgürlüğün tadını çıkararak o hapishaneye bir daha dönmemelidirler. Eğer bunu tek başlarına yapamıyorlarsa bizim gibi sigara bırakma konusunda gerçekten uzman kuruluşlardan yardım alabilirler. Ayrıca ceplerinde kalacak sigara parası da iyi bir tasarruf olacaktır
Sigarayı özendiren başlıca etkenler nelerdir?
Ne yazık ki, sigaranın çocuk ve gençler arasında bir çekim gücü bulunmaktadır. Gençlerin sigara içmesi, bazen bir grup arkadaşına ayak uydurmak veya isyan şeklinde gerçekleşebilir. Bazı gençler, kilo vermek için veya kendilerini daha iyi hissettikleri için sigara içer. Bir kısmı da soğukkanlı ya da özgür olduklarını hissetmek için bunu yapmaktadırlar.
Ailesi sigara içen gençler arasında sigara alışkanlığı yaygındır. Eğer ailede sigara içiliyorsa, hemen bırakılmalıdır. Eğer bırakamıyorlarsa evlerinde, arabalarında, çocuklarının yanında sigara içmemelidirler.
Sigarayla savaşta yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?
Yaptığımız çalışmaları birkaç başlıkta değerlendirecek olursak şu şekilde sıralamamız doğru olacaktır.
a) Çocuk ve gençlerin hiçbir zaman sigaraya başlamaması,
b) Sigara içmeyenlerin pasif içicilikten korunması,
c) Sigara bağımlılarını, bu alışkanlıklarını bırakmaya teşvik etmek.
Tüm bu konular hakkında ayrı ayrı çalışmalarımızı yürütmekteyiz.
Sigara hangi hastalıkların temel nedenlerindendir?
Sigara salgınına karşı mücadelesine, son on yedi yılını her yönü ile adamış Sivil Toplum Kuruluşu’nun kurucusu ve yöneticisi olarak son yıllarda sigara konusunda önümüze gelen ciddi bilgi ve rakamlar karşısında ne derece dehşete düşmekte olduğumuzu kelimelerle tam olarak anlatabilecek durumda değiliz.
Bu sebeple, sigarayı insanları aldatmaya yönelik hangi süsleme ve yaldızlarla çıkarırlarsa çıkarsınlar, bilinen insanlık düşmanlarının başında yer aldığına kesinlikle inanıyoruz. Yine bu sebeple, halkımızın ve gençlerimizin sağlığı konusunda sorumluluklar taşıyan herkesi, resmî merciler başta olmak üzere bütün vatandaşlarımızı, eğitimcilerimizi, anne ve babaları sigaraya karşı başlattığımız bu savaşta yanımızda yer almaya çağırıyoruz.
Belli başlı hastalıklarda, sigaranın yüzde olarak payları:
1) Beyin tümörlerinin %99’u, beyin kanamalarının %85’i, akciğer kanserlerinin % 97’i, gırtlak kanserlerinin %98’i sigara kaynaklıdır.
2) Sigara içenlerin vücuduna %15 ilâ %33 daha az oksijen girmektedir. Bu, öncelikle beyinin, kalp ve damarların tahribatına yol açar. Dudaklarımıza dumanın değdiği andan itibaren 8 saniyede beyne ulaşan nikotin, her nefes sigara çekiminde yaklaşık 50 bin beyin hücremizin ölümüne sebep olur ve bu ölen hücreler asla yenilenmez. 55 yaşın altında kalp krizinden ölenlerin % 80’i sigara kaynaklıdır.
3) Bacak damar tıkanıklıklarının %90’ı sigaradandır. Günde bir paket sigara içenlerin vücudunda 20 yılda 7 kilogram is ve katran birikimi olmaktadır.
4) Tütün dumanında siyanürden, fare zehri ve arseniğe kadar 4.000 çeşit zararlı madde vardır.
5) Günde bir sigara içen kişi, her gün bir, otuz yılda 10.000 kez röntgen çektirmiş kadar radyoaktiviteye maruz kalır. İki paket sigara içen bir kişi ise 30 yılda Hiroşima’ya atılan atom bombasının öldürücü dozunda radyoaktivite etkisinde kalmaktadır. Aynı zamanda bu kişilerin yakınında olanlar da bu radyoaktivitenin etkisi altında kalmaktadırlar.
6) Sigara içen bayanlar, içmeyen bayanlardan 15 yaş daha erken ihtiyarlamaktadırlar.
7) Sigara içen hamile annelerin düşük yapma ihtimali çok yüksektir. Erken doğum ve düşüklerin % 80’inin sebebi sigaradır. Doğacak çocuklarının sakatlık ihtimali, içmeyen annelere göre % 65 gibi çok ciddi bir boyuttadır. Doğan bebekler, içmeyen annelerin bebeklerine göre yaklaşık % 10-15 eksik kilolu ve aynı oranda zekâ eksikliği ile doğmaktadır.
8) Tiryaki erkeklerin genlerinden P53 geni yok olduğu için çocuklarının ileri yaşlarda kanser olma ihtimali, hiç sigara içmemiş bir babanın çocuklarına göre 5 kat fazladır.
9) Sigara içen kadınlarda kısırlık 10 kat fazladır.
10) Sigaranın hem kadınlarda, hem de erkeklerde spor ve cinsel yaşamın erken bitmesine yol açtığı en bilinen gerçeklerden biridir.
11) Bir adet sigara, insan vücudunda 2,5mg. C vitaminini yok eder. Bu ise hastalıklara karşı vücut direncinin büyük ölçüde azalması sonucunu doğurmaktadır.
12) Sigaranın sebep olduğu ölümler, diğer uyuşturuculara göre 13 kat fazladır.
13) Sigara içenlerde ani ölüm, içmeyenlere oranla 10 kat fazladır.
14) Sigara, ülkemizde yılda 115.000 insanın erken yaşta ölümüne yol açmaktadır (Trafik kazalarından ölenler ise 4.000 kişi).
15) Dünyada yılda ölenlerin sayısı 6.000.000 kişiye ulaşmıştır. Her 6 saniyede bir kişi ölmektedir.
16) Sigara içenler, kendilerini öldürdükleri kadar, kendi yanlarında bulunan zavallı pasif içicilerin de ölümüne neden olmaktadırlar. Her yıl 4.500 sigara içen eş, içmeyen eşinin, 1.000 kadar sigara içen çalışan, içmeyen mesai arkadaşının, bebeklerinin yanında sigara içen anne ve babalar 2.000 bebeğin ölümünden sorumludurlar.
17) 4207 sayılı yasanın tam yürürlüğe girdiği 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren her yıl, önceki yıllara göre, sigara kaynaklı kalp krizine bağlı ölümlerde 16.000 civarında bir azalma gerçekleşmiştir.
Tiryakilere mesaj! Sigara, sizi ve sevdiklerinizi öldürecek ve hatta hastalıkla süründürecektir. Daha da önemlisi, sigara sizi aldatmaktadır.
 

Share on Google Plus
    Blogger Heabıyla Yorum
    Facebook Hesabıyla Yorum

0 yorum :

Yorum Gönder